Kiralayanlar, Türk Borçlar Kanunu'nun 347. maddesi uyarınca bir kira sözleşmesini keyfi olarak feshedemez; geçerli fesih sebepleri bulunmalıdır. Üç ana kategori mevcuttur: zorunlu kişisel kullanım (örneğin aile için), kira bedelinin ödenmemesi (ihtarname sonrası) ve düzensiz davranışlar. Konut kiralarında, kiralayanın makul bir alternatifin bulunmadığını ispatlaması gerekir. Kişisel kullanım durumunda kiracı, alternatif bir konutta öncelik hakkına sahiptir. Mahkeme, fesih taleplerini sıkı bir şekilde değerlendirir; fesihlerin yalnızca %20'si başarılı olur.
Prosedür: Sebebi belirten yazılı fesih bildirimi, ardından kiracının rızası veya dava süreci. Acil konut ihtiyacı olan kiracılar ek korumaya sahiptir. Örnek: Emeklilik sonrası kiralayanın kendisi için kullanmak istemesi, ispatlandığı takdirde zorunlu kişisel kullanım olarak kabul edilir. Tadilat durumunda geçici fesih uygulanır. Haksız fesih halinde kiralayanlar tazminat talebiyle karşı karşıya kalabilir. Kiracılar, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda cezai şart talep edebilir. Bu sebepler, tarafların menfaatlerini dengeleyerek keyfiliği önlemeyi amaçlar. (202 kelime)